5 Şubat 2021 Cuma

Eşik nerede eşik?


Güzel bir sabahtan merhaba!

Sürekli iyi şeyler yapmaktan, kendimize bir şey katacağımız alışkanlıkları kazanmaktan bahsettim. İyi hoş, bahsederken çok güzel. Hele bunları akşam saatlerinde konuşuyorsan kendinle, sabah dünyayı bile kurtarırsın o motivasyonla. Sonra sabah o alarm çaldığında çoğu kez naparsın? 
5 dk daha...

İlk başlarda ben de çok yaptım bunu. Aslında hala yapıyorum çünkü bu bir süreç. Hala yerine oturmuş, otomatikleşmiş değil. Ama çözümünü de buldum: eşik yöntemi. Bir süredir uyguluyorum ve çok faydasını gördüm. İstediğim kadar hızlı olmadı ama artık önceki kadar zorlanmayacak aşamaya geldim. Peki neyden bahsediyorum? 
 Önce bir deneyden bahsedeyim: Kurbağaları su dolu bir kaba koymuşlar. Sonra suyu yavaş yavaş ısıtmaya başlamışlar. O kadar minimumdan başlamışlar ki kurbağalar ısının sürekli arttığını fark etmemişler. Sonunda haşlanarak ölmüşler, suyun onları öldürdüğünü idrak edememişler. Ama en başta kaynar suya atılsalardı ne olurdu? Direk zıplayıp kaçarlardı.

Buna eşik yöntemi deniliyor. Organizmayı rahatsız etmeyecek düzeyde uyarıcı verilir. Sonra yine rahatsız etmeyecek şekilde yavaş yavaş arttırılır o uyarıcı. En sonunda maksimum düzeye ulaşsa da artık organizmayı rahatsız etmez. Farkına bile varmaz sürece adapte olduğunun.

Şimdi bir de kendimizi düşünelim. Bir şey yapmaya karar verdiğimizde öyle yüksekten uçuyoruz, öyle büyük hedefler koyuyoruz ki! Etkisi en fazla 2 gün sürüyor. Çünkü yolun en başında o yüksek motivasyonu her gün her gün sağlayamıyoruz. Saman alevi gibi bir yanıp bir sönüyoruz. Sonra da yavaş yavaş kendimize olan inancımızı kaybediyoruz. -Ve unutmayın, insan en çok kendine verdiği sözleri tutamadığında bozuluyor psikolojisi. Halbuki şöyle yapsak: örneğin erken uyanma konusunda, hedefi direk 6.30 yapmak yerine ilk uyandığımız saatten 15er dk düşerek ilerlersek? 11'de uyanan birinden söz ediyoruz diyelim, 10.45'te uyansa ilk gün. Birkaç gün sonra 10.30, birkaç gün sonra 10.15, birkaç gün sonra 10.00... derken bir bakacak ki istediği uyanma saatine gelmiş. 

Ya da spor alışkanlığı kazanmak istiyor diyelim biri. Direk 50 dakikalık-1 saatlik egzersizler yerine 10-15 dakikalık egzersizlerle başlasa, her gün 3-5 dakika arttırarak iki hafta sonunda rahat rahat ulaşmış olacak hedefine. 

Böylelikle amaç edindiğimiz ne varsa, kendimize 'yapacağım' diyerek söz verdiğimiz ne varsa yavaş yavaş ama bir bir gerçekleştirmiş olacağız. Acelemiz yok. Aslında şöyle düşünsek her şey daha kolay olacak: 'Şimdiye kadar bunu yapmıyordum, şimdiden sonra yapmak için her gün biraz daha fazla çalışacağım. Birden olmayacak belki ama hiç yapmıyor olmaktan daha iyi olacak.'

Küçük adımlar! Kendinize ilke edineceğiniz ilk cümle bu olsun. Hemen değil, yavaş yavaş. Ama kalıcı! 



 
Bana eşlik eden müzik : Evgeny Grinko-Sail on the Roof :) 
Herkese bol müzikli, küçük adımlı günler dilerim!



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hissettiğin şeyden utanma!

Güzel bir Salı gününden herkese merhaba! Bugün biraz duygulardan bahsedeceğim. En hissiz hissettiğimiz zamanlarda bile bir sürü duyguyla boğ...